Ölüdeniz, Fethiye Lipsos Otel, Karaburun Ekincik Otel, Ekincik Kabak Koyu, Fethiye Öngen Country, Kazdağları Kaputaş Plajı, Kalkan

4 Ağustos 2014

Kumlubük Maris Boutique Hotel, Marmaris

Foto Galeri için Resmi Tıklayınız !

Bu sefer rotamız Marmaris, Kumlubük. Birkaç yıl önce gene Kumlubük’de tatil yapmıştık ve Kumlubükü çok beğenmiştik. Kumlubük, Marmaris in tersine çok tenha, adından da anlaşıldığı gibi kumluk sahili olan bir koy. Esasında Kumlubük ‘butik’ bir koy. Koyda denize sıfır iki butik otel var, Villa Florya ve Maris Butik Otel. Bir de, biraz daha içerde Dionysos Otel. Aynı koyda, Maris Otelin hemen yanında meşhur Hollandalı Ahmet olarak bilinen Kumlubükü Yacht Club var. Ayrıca Doğuş Grubu ve Eti Grubu patronlarının malikaneleri de yine bu koyda. Kumlubük’e karadan Turunç üzerinden ulaşıldığı için ve Turunç’ un yolu da pek çok kişiye göre biraz sıkıntılı olduğu için, Kumlubükün böyle güzel kalabildiğini düşünüyorum.

Kumlubük Maris Boutique Hotel’i özel yapan, gösterişli lüks bir ortam veya mekanda özel objeler, veya zengin açık büfeler falan değil; doğa, mükemmel bir deniz, kalabalıktan uzak dingin bir tatil ortamı. Bir de otel sahibi Dursun demirtaş’ın sıcak, güleryüzlü evsahipliği…

Kumlubük Maris Boutique Hotel, 80 dönüme kurulu fakat sadece 28 odası var. Kumlubük Maris Boutique Hotel ‘in bahçesi inanılmaz yeşil, bahçede palmiyeden nar ağacına, zakkumdan begonvile kadar çeşitli ağaçlar, çiçekler var.

Bu koydaki oteller oda, kahvaltı konsepti ile çalışıyorlar. Marmaris Kumlubük Maris Boutique Hotel de oda- kahvaltı çalışıyor, fakat hemen yanında Maris Restaurant-Beach Club var. Öğle ve akşam yemeklerinizi orada yiyebiliyorsunuz. Kumlubük Maris Boutique Hotelin plajı küçük çakıl ve deniz de beş altı metreden sonra derinleşiyor. Denizin dibi tertemiz ve deniz suyu ise berrak koyu yeşil – lacivert arası. Deniz suyu sıcaklığı da ne Antalyanın denizi gibi serinletmeyen sıcaklıkta ne de Bodrumun ki gibi soğuk, yani tam kıvamında.

Kumlubük Maris Boutique Hotel’e karayolu ile ulaşım için, Marmaris İçmelerden Turunç’a gelmeniz gerekiyor, yaklaşık 14-15 km, biraz kıvrımlı. Turunç’tan gene kıvrımlı bir beş kilometrelik yol ile otele ulaşıyorsunuz. Kumlubük Maris Boutique Hotel’in eski işletme adı Serendip Select Hotel olduğu için Google Haritalar da bu isimde bulabilirsiniz.

19 Mayıs 2014

Kulindağ, İstanbul

İstanbul’un dibinde bir doğa parçası. Riva yakınlarında, gitmesi son derece kolay. Beykoz’dan Riva yönünde ilerlerken Mahmut Şevket Paşa köyü çıkışında, yani Kavacıktan sadece 14 kilometre uzaklıkta. Orman içinde kaybolmuş, manzarası nefes kesici. Ormanlık bir vadi yamacında kurulmuş Dağevi (restoran) ve altı adet bungalovdan oluşuyor. Kulindağ Dağ Evi eğimli arazi üzerinde bulunduğundan, merdiven ve yüksek teraslar var. Cumartesi, Pazar ve tatil günleri hizmet veriyorlar ve mutlaka önceden rezervasyon gerekiyor. Biz hafta sonu kahvaltıya gittik, çok güzel, iddiasız bir kahvaltı. Fırından çıkan ekmek çeşitleri çok hoş. Kahvaltının en ilginci, içine çeşitli otlar ve zencefil karıştırılmış ballar idi. Restoran dut ağaçları altında yamaçta teras şeklinde. Öğleden sonra alakart yemek servisi yapılıyor. Yemekten sonra çevrede orman içinde yürüyüş yapıp yediklerinizi eritiyorsunuz. Rehber eşliğinde dağ yürüyüşü imkanı da mevcut imiş fakat biz kendimiz gerçekleştirdik. Niye adı Kulindağ? Çünkü babaları Trabzon Maçka’lı ve burayı aldıktan sonra hep çocukluğunun yaylası Kulindağ’a benzetirmiş. Çocukları Deniz ve İsmail babalarının hatırasına buraya Kulindağ Dağ Evi ismini vermiş. Hakikaten de dağ evi. Rehber eşliğinde dağ yürüyüşü imkanı da mevcut.

2 Kasım 2013

Lucky Deer, Mengen, Bolu


Bu haftasonunu sonbaharın en güzel hissedildiği Mengen çevresinde geçirmeye karar verdik. Amacımız, doğa içinde tatil, doğa yürüyüşleri, özellikle sarı, kırmızı ve kahverengine dönüşmüş yapraklar içindeki bir ormanda yürüyüşler yapmak idi.

Biz de seçimimizi Mengen’in on kilometre kadar dışındaki Lucky Deer üzerine yaptık. Lucky Deer Bolu Mengen'de Yedigöller'in güneydoğusunda yer alan çam, meşe, akağaç ve kızılcık ağaçlarının içinde, ormanın yamacında bir dağ ve çiftlik evi. En yakın yerleşim yeri olan tarihi dağ köyüne 1 km. uzaklıkta. Lucky Deer’in 6-7 oda, genişçe bir lobi, şahane bir doğa manzaralı terası var, sahibi reklamcı olunca da, estetik dokunuşu hissedebiliyorsunuz.

Çok hoş olan lobinin tavanı karadeniz usulü ahşap tavan ile kaplı, bir köşede şömine diğer köşede kuzine, ortada büyükçe bir yemek masası, hoş ve sıcak bir ortam yaratıyor.

Lucky deer’e yerleştikten sonra, sahibi Hamdi Giray Bey bizi 1-2 saatlik bir doğa yürüyüşüne çıkarttı ve çevreyi tanıttı. Dönüşte ise ev yapımı kurabiyeler eşliğinde güzel bir çay bizi bekliyordu. Akşam üstü şömine başı şarap keyfi ve büyük masada topluca bol sohbetli bir akşam yemeği. Yemekten sonra ise, kuzine üstünde kızartılmış kestane eşliğinde terasta gökyüzündeki yıldızları seyretmek güzel idi. Çevrede hiçbir ışık olmadığı için gökyüzündeki yıldızları seyretmek zevkli oluyor.

Lucky Deer, sessizliği dinlemek, sonbaharın renk zenginliğine , ormanın derinliklerine dalıp gitmek, kısacası ruhunuzu dinlendirmek için ideal bir seçim... Lucky Deer ‘e ulaşmak için TEM’den Mengen’e gelip, OPET karşısından Gökçesu Caddesine girip beş kilometre sonraki Ağalar Köyü tabelasını takip ederek ulaşabilirsiniz. Navigasyon ile gitmek isterseniz, navigasyon Mengen girişindeki Babahızır mevkinden toprak yoldan getirmeye çalışır, bu nedenle Gökçesu caddesini tavsiye ederiz. Luck Deer’in geliştirmeye açık noktası olarak odalarını söyleyebiliriz.

20 Ağustos 2013

Aral Tatil Çiftliği ve Bozcaada

Foto Galeri için Resmi Tıklayınız !


Vapur ile adaya yaklaşırken, insanda ilk duygu, adı gibi kendisi de çok boz yermiş oluyor. Fakat, vapurdan indiğinizde nezih bir ege adasına geldiğinizi hissediyorsunuz. Adanın ziyaretçi profili, genç ve eğitimli nezih bir kesim.
Adada otel, pansiyon tatil çiftliği gibi kalacak çok seçenek var. Biz Aral Tatil Çiftliğini tercih ettik. Aral Tatil Çiftliği, merkezden birkaç kilometre dışarıda. Aral Tatil çiftliği 150 yıllık bir geçmişe sahip, içinde 9 adet taş ev ve 14 yeni ev bulunmakta. Eski haline sadık kalınarak restore edilmiş taş evlerden bazılarını isimleri; Saman Damı, Hahya Damı, Keçi Damı, Arılık gibi.. Çiftlikte size Aral ailesinin yanında, köpekler, kediler, keçiler ev sahipliği yapıyor.
Aral Tatil Çiftliği dışında, merkezdeki otel ve pansiyonlar da Ada merkezinde daha fazla vakit geçirmek , yeme içme mekanlarına yürüme mesafede olmaları açısından iyi bir alternatif.
Bozcaadanın çeşitli koyları ve bakir plajları var. Bunlardan en meşhurları; Ayazma Plajı, Akvaryum Koyu ve Habbele plajı. Fakat, adanın yeme içme tesisi, şezlong ve şemsiye olan tek bir plajı/koyu, ince çok güzel bir kuma sahip Ayazma plajıdır. Bu nedenle, özellikle haftasonları, şezlong/şemsiye bulmak imkansıza yakın oluyor. Ayrıca Ayazma plajının suyunun ciddi derece soğuk olduğunu da belirtmek lazım. Tesis olmadığı için koylardan uzun süreli denize girmek mümkün olmasa da, diğer koylardaki otellerin plajından faydalanmak da mümkün. Örneğin, Habbele da, Bertiz butik otel gibi.
Bozcaada merkezinde karşılıklı iki mahalle var, biri Türk Mahallesi, diğeri Rum Mahallesi. Rum Mahallesinde, daracık sokaklarda, küçücük mavi masalarda ege mezeleri eşliğinde deniz ürünlerinizi yiyorsunuz. Biz Simyon Restaurantı seçtik, fiyatlar makul. Rum mahallesinde dikkat çeken bir nokta, restaurantların önünden geçerken hiçbir yetkilinin, garsonun restauranta davet etmek için sizi “taciz” etmemesi. Türk mahallesinde, bunun tam tersini gördük, balık restaurantları kapıda sürekli, balık ve çeşitlerini sayıp buyur ediyorlar içeriye
Yeme içme olarak, ADA cafe dikkatimizi çeken güzel yerlerden. Burada, gelincik şerbetini denemelisin. Ada cafe, merkezdeki büyük çınarın tam karşısına geliyor. Adaya gelince, Çiçek Fırından damla sakızlı kurabiye almamak da olmaz. Ayrıca, Madam Efi’nin kurabiyelerini de çınaraltında bulabilirsiniz. Yeme –içme de son olarak, mutlaka yenmesi gereken diye Çiçek Dondurmayı belirtmek isterim. 60 yıldır sadece dondurma üretiyorlar, merkezdeki çınardan kale arkasına giden yolun üzerinde küçük bir dükkanda bulabilirsiniz. En iyileri, Balbadem dondurma ve yabani incirli dondurma.
Adadan dönerken götürecekleriniz arasında, Altın Yağmur zeytinyağlarının soğuk sıkması ile Corbus’dan şarap olabilir. Adada, dönerci, kebapçı, falan da görmediğimi belirtmeliyim. Merkez dışında bir pide salonunun bulunduğunu söylediler. Adada mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında ise, Bozcaada Müzesi geliyor. Bozcaada Kaymakamlığı tarafından 2006 yılında M.Hakan GÜRÜNEY’e tahsis edilen 130 yıllık binada, Bozcaada ile ilgili 45 ayrı konu başlığında 6.000 den fazla fotoğraf, belge ve obje sergilenmektedir.
Bozcaadaya, Çanakkale, Geyikli den vapur ile yaklaşık 30 dakikada ulaşabilirsiniz. Geyikli feribotlarında önceden rezervasyon olmadığı için, sıraya girip, sabah 9 akşam 12 arasında her saat kalkan feribotu beklemek durumundasınız.
 

Powered by Blogger