23 Ağustos 2011

Urla ve Koyları


Foto Galeri için Resmi Tıklayınız !
Seferihisar, Sığacık dan sonra gezimize Urla koyları ile devam ettik. Seferihisar'dan çıktıktan sonra, otobana girmeden Bademler Köyü üzerinden eski Çeşme yoluna ulaşıyoruz. Yeşillikler arasında kıvrıla kıvrıla giden güzel bir yol. Bademler Köyü deyince, Bademler Köyünde 1969 da yapılmış bir tiyatro binası da var. Susuz Yaz filmi de burada çekilmiş.
    Hedefimiz, Urla'nın koylarına ulaşmak, ilk hedef de, Demircili Koyu. Eski Çeşme yolundan, Kuşcular Köyü yoluna giriyoruz. Yaklaşık 15 km sonra Demircili Koyu. Yolun yeşilliği çok güzel, zevkli bir sürüş oluyor. Koyda çay, meşrubat falan satan salaş bir yerden başka bir şey yok. Çevrede temiz sayılmaz.
    Demircili Koyundan sonra, 4-5 km kadar geri dönüyoruz ve Urla Bodrum Koyuna ulaşıyoruz. Burada bir tesis var, beach club gibi. Giriş ücretli, araba başına 10TL alıyorlar. Buranın ortamı daha iyi, denize girebildik. Buralarda, "Orkinosa Hayır" pankartları dikkatimizi çekiyor.
    Urla Bodrum Koyundan sonra, Altınköy sitesinin içinden geçip, Altınköy plajına ulaştık. Altınköy Çiftlik Evleri sitesi çok güzel bir site. Plajda, Altınköy Çiftlik Evleri sitesinin yeme, içme için bir tesisi var. Altınköy plajında denizin rengi çok güzel, açık mavi, yeşil, Çeşme Ilıca'nın denizi ile aynı renkte. Fakat, deniz çok dalgalı idi, girmedik.
    Kuşçular-Demircili köy yolu boyunca, bir şeyler yemek için çeşitli kır lokantaları var. Biz, en yeşillikler içinde, en düzgün olanı, Yörük Aile Evi'ni tercih ettik. Yörük Aile Evi için tıklayınız. Öğle sıcağında, çam ağaçlarının gölgesinde oturup bir şeyler yemek içmek için çok güzel. Keçi peynirli, kapalı pidesi çok güzel idi, bunun dışında otlu gözlemesi de başarılı. Yörük Aile Evinde bir şeyler yedikten sonra, Yağcılar köyü üzerinden eski çeşme yolunu geçip, Özbek köyü ve sahiline ulaştık. Burada çeşitli balık lokantaları, çay bahçeleri falan var, şirin bir yer.
    Özbek köyünden sonra, Urla Merkeze gelip, iskeleye iniyoruz. Urla merkez ile İskele mahallesi arasında çok güzel, ağaçlık birkaç kilometrelik bir yol var.
    İskele mahallesinde denize ulaşınca tam karşınıza, Karantina adası geliyor. Karaya birkaç yüz metre karayolu ile bağlı. Ada, çam ve palmiye ağaçları ile kaplı, Urla Devlet Hastanesi olarak hizmet veriyor. Tesisler, eskiden, Osmanlı zamanında, hac ve deniz yolu giriş yapanların salgın hastalık getirmelerine karşı hizmet vermiş.
    Urla'da nerede yemeli derseniz, İskele merkezde, yan yana balık lokantaları ve katmerciler var. Urla'nın katmeri meşhur, mutlaka yemek lazım.
    Urla'da nerede kalınır derseniz, Urla İskele mahallesindeki Yorgo Seferis Residence en özgün mekan. Adını Nobel Ödüllü Yunan şairi Yorgo Seferis'den alıyor. Yorgo Seferisin gençlik yıllarını geçirdiği bu ev, özgün yapısına uygun restore edilmiş. Butik otel olarak çalışıyorlar, 14 odası var. Denize de 50 metre kadar uzakta, sokak içinde. Diğer dikkatimizi çeken otel, iskeledeki Urla Pera Otel.
    Urla'nın koyları denize girmek için çok cazip olmasa da, Urla'nın bağları ve şarapçılık yükselen trend. "Urla şarabı" markasını oturtmaya çalışıyorlar. İki şarapçılık merkezi var, biri Urla Şarapçılık, nispeten büyük kapasitede çalışıyorlar. Diğeri ise, Urla'da şarapçılığa öncülük eden , Urlice Vineyards. Yurtdışındaki şato şarapçılığa benzer, butik şarapçılık yapıyorlar. Urlice Vineyards gezimizi okumak için tıklayınız.

Urla ve koylarına nasıl gidilir?: Aşağıdaki Google Haritaları tıklayınız.

Daha Büyük Google Haritada Görüntülemek için Tıklayınız

5 yorum:

mine dedi ki...

urlayı o kadar övüyorlarki üstelik izmire de çok yakın ...

Gez, Ye, İç,... dedi ki...

Urla güzel bir yer, fakat deniz için Çeşme, alaçatı daha iyi. Urla'nın yeşilliği ve şarap bağları, şarapçılığı dikkat çekici.

suat dedi ki...

Özür dilerim herkesin beklentisi farklı fakat ben ailemi zorlayarak izmir-çeşme otoyolundan izmirden çıktım eski yoldan yani şehiriçinden sahilden Urla'ya gitmek istedim. Hiç tavsiye etmem, devamlı trafik lambası, binalar yola girmiş, trafik keşmemeş, sahil bandı düzenlenmemiş, hiçbir modern tesis yok, herşey hindistan karmaşasında. Urla'ya dahi ulaşamadan arabada isyan çıktı, kendimi ilk çıkıştan otoyola attım.Urlanın üzerinden çeşme otoyoluna geçtim. Uzaktan herşey daha güzel görünüyor. Bence Urla'da birşey yok turizm adına. Herşey çarpık kentleşme kurbanı, ikinci konut sevdası tüm doğayı yok ediyor.

Gez, Ye, İç,... dedi ki...

@Suat;
Haklısınız, ben de yazımda, koyların fazla temiz olmadığından, denize girmek için Çeşme taraflarının daha iyi seçenek olduğunu yazmıştım.
Güzergah olarak ise, ben daha doğal, daha yeşil köy yollarını tercih ettiğim için daha güzel idi. Siz herhalde, haftasonu eski Çeşme yoluna girdiniz :( Haftasonları, İzmirlilerin Çeşme göcü oluyor, o yollarda :)

Adsız dedi ki...

Urla, şirin bir yer. 5 yıldızlı turistik yer beklentisini bir kenara bırakarak gezmek lazım. Yapılaşmaya kızıp, diğer yandan beldede modernleşme istemek çelişki oluyor. Şehir insanının alışkanlıklarından vazgeçmek istemediği için yaşadığı bir çelişki bu.

 

Powered by Blogger